FANDOM


İnsanın acaba kendi kendine yapmaması gerektiğini söylediği bir şeyi yapması ne kadar sürer?

Sanırım bir kasa votka teklif edilene kadar. Belki birkaç yüz defa pişman oldum elbet söylediğim için ama, bambaşka şekilde geri döndükten ve sonunda o lanet kafesten çıktığıma göre sanırım hiçbir pişmanlığım kalmadı.

Hem zaten nerden bilebilirdim ki, adamın anlattıklarımı herkese söyleyeceğini? Gerçi zaten sanırım overseer da bu yüzden anlatmamamızı tembihlemişti. Her neyse, geldiğim gibi girdiğim hapisten, tekrar başka bir göreve katılmak için çıkarıldım. Rutin mi oldu sanki bu?

Hayatımın azarını yedikten sonra, bu kez kesin SkyTower'a gitmek için talimat aldık. Artık oyalanmak yoktu. Tabi canım, zaten ben de çok üzülüyorum gidemiyoruz diye. Halbuki o kadar kolay ki gitmesi...

Ekipte gine her zamanki gibi DiMaggio vardı. Gerçi artık başka sefere çıkmasa iyi olacak. Kafayı yedi adam iyice. Aslında bende de var sanırım biraz. Hangimiz normaliz ki? Onun yanında yine ukala dümbeleği sayın Bay Aldığım Her Kaloriyi Kas Yapıyorum'da bize katıldı. En azından adam arabayı çeker tamam da, Jayden? Hayır sahiden ilk başta ümitsizlikten belki yere uzanıp ölmeyi bekleyecektim. Hayatı daha çekilmez kılmak için ne gerekli ki? Deli DiMaggio, Bay KasBeyin ve Jayden. Ve tabi bir de ben. Aslında bu kez görevim çok basit. Kimsenin ben ölmeden ölmesine izin vermemeliyim. Emir Overseer'dan geldi.

Aynı yolculuğu tekrarladık sayılır mağaralara kadar. Ama oradan niyeyse Flathead'lerin duraklama noktasına tekrar gitme kararı aldık. Ben almadım ama, zaten ben kimim ki?

Hayatım boyunca, zaten düzenli olarak yediğim dayağın yanında ekstra olarak atılan dayaklar ve verilen hapis cezaları -elbette aç bırakmalar- düşünülecek olursa şahsen çok fazla canımın yandığını düşünürdüm. Öyle değilmiş. Adamlar, sanırım geçen girdiğimizi farkettikleri için, tuzak koymuşlar. Kapılarını açanın üzerine saplanmak üzere ayarlanmış bir ok. Benim yani. Omzuma saplandı zaten. Yetmezmiş gibi, buna da RadScorpion zehri sürmüşler. Sonuç? Gene bir kusmuk banyosu. Aslında fena da olmadı. İş göremez hale gelmenin iyi olacağını düşünmemiştim hiç. O yüz kiloluk arabayı çekmekten kurtuldum.

Bay Kas Yığını, araca yedek bir tekerlek yaptı. Jayden kurukafa filan gördü. Bu kız bu kadar korkak değildi ama, demek ki sinirini bozamayacağı şeylerden çekiniyormuş.

Yolumuza devam ettik, saatin de ilerlemesiyle yürüyüş biraz daha kolay hale geldi. Batan güneş, azalan sıcaklık her ne kadar gece yaşayacağımız muazzam soğuğun habercisi olsa da, inanılmaz güzel hissettiriyor.

SkyTower'ı ilk defa gözümüzle gördük. Anlaşılan Flathead'ler burayı da mesken bellemiş. Zorlu olduğunu düşündüğüm bir tırmanıştan sonra beni yukarı çektiler. Aslında Bay Kaslarımla Gus Hariç Her Şeyi Kaldırabilirim çekti desem daha doğru. Ama o nasıl çekiş. Kırılan bir burun, yarılan bir yanak ve onlarca sıyrık.

SkyTower'ın içinde birisini bulduk. Aslında bulmadık, o bizi buldu ama bir şekilde onu etkisiz hale getirdik. Vault'taki elektronik aksamlar dışında daha önce hiç başka kontrol paneli, güç ünitesi filan görmemiş birisi olarak, burası epey ilgi çekiciydi. Overseer'ın sonunda sinirini azaltmayı da başardığımı düşünüyorum. Sonuçta artık radyo alıcımız çalışıyor ve üstelik, SkyTower ile Vault arasında iletişim kurabiliyoruz. Ufak çapta kendi intikamımı da aldıktan sonra uygun frekansları ayarlamaya çalıştım ama sadece SkyTower'ı dinleyebileceğiz sanırım. Tabi bu ahmak Flathead'ler bunları bozmazsa.

Hehehe, demek benim kimseye bir şey söylememi istiyorsun ha? Tamam. Öyleyse neden DiMaggio bütün Vault'a naklen yayın yapmasın ki?

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.