FANDOM


OROSPU ÇOCUĞU!

Aklımın ucundan bile geçmezdi bu pisliğin bu kadar nankör olabileceği. Umarım o Kocabaş hak ettiğini bulur. Gerçi pek umudum yok ama, bakarsın Overseer beni şaşırtır. 

Her şey, Jayden, John, DiMaggio ve benim çağrılmamızla başladı. Aslında, tekrar dışarı gideceğimizi düşünürdüm, ama buna engel olan şey, her zamankinden farklı bir saatte ve tam da işimizin ortasındayken bizi çağırmaları oldu. Ve başka bir odaya. Bir toplantı planlamışlar anlaşılan. Kocabaş'lar ve bir de Pearl, ve tabi ki biz bir masada oturduk ve diğer Vault sakinlerinin başına pek gelmeyen bir şeyle karşılaştık. 

Kocabaş'lar bize fikrimizi sordu.Bu şekilde dışarı çıkıp, çıkmamak hakkında, ya da izlememiz gereken stratejinin ne olması gerektiği ile ilgili hem bizim fikrimizi alarak, hem de kendi görüşlerini tartışarak vakit geçirdik. Zaman zaman hararetlenseler bile, en nihayetinde kimliğimizi ve nereden geldiğimizi gerekirse yalan söyleyerek saklı tutmak koşulu ile, etrafımızı daha fazla tanımamız ve hatta dışarıda bir gözlem noktası oluşturmamız gerektiğine karar verdik. Aslında bu ana kadar her şey yolundaydı. Derken, aslında bunu sadece ben gördüm, Serenity denen o pislik korumalara bir işaret yaptı ve açılan kapıdan bir çocuk bizi götürmek için yanımıza geldi. Overseer bizi görmek istiyordu. Ama anlaşılan farklı bir yerde. Nitekim çocuğun bizi götürdüğü asansör bambaşka bir asansördü.

Tevekkeli de değilmiş hani, o pislik Cerenity, sonuçta DiMaggio'nun patronu. Üzüm üzüme baka baka kararırmış diye bir deyim varmış eskiden. DiMaggio tam asansöre binmeden, çocukla ilgili "aslında bu çocuk kullanışlı olabilir" gibi bir şey söylemişti. Anlaşılan Cerenity bunu zaten düşünmüş.

Asansöre bindikten sonra, düştük. Resmen metrelerce aşağıya. Şansımız varmış, asansörün frenleri hala çalışıyordu. Ama John ve DiMaggio o kadar şanslı değildi. Jayden zaten kedi gibi, ben de bir şekilde tutunmayı başarsam da, diğer ikisi epey sert düşmüş olacaklar ki, bayılmışlar. Yani, bunu farketmek biraz zor oldu. Zifiri bir karanlıkta bunları anlamak biraz zor. Yetmezmiş gibi, düştüğümüz kat resmen RadRoach'ların tapınağı haline gelmiş. En alt katın asansör kapısındaki delikten geldiklerini farkettik, o karanlıkta artık nasıl yaptık bilmiyorum, ama bir kaç tanesini def etmeyi başardık. Bu sırada John the O Mızrağı Kullanamayan ve DiMaggio kendilerine geldiler ve asansör lambalarından bir tanesini çalıştırmayı başardık.

Elimizdeki minicik lamba, elimizde coplardan başka da bir şey olmadan kim bilir kaç sene önce kapatılmış olan Vault katlarının en altındaydık. Belki çalışan bir asansör bulabilirsek yukarı çıkabiliriz dedik ama, tabi ki hepimiz de katların çoktan kapatıldığını bildiğimiz için bunun boşa çaba olduğunun farkındaydık, yine de kimse bunu söylemedi. Yüzlerce RadRoach'un içinden, artık çalışan hiçbir elektronik aksam kalmayan katta dolaşmaya, işe yarar şeyler aramaya koyulduk. Ama bu iğrenç yaratıkların da sonu gelmiyordu. Eh, biz de çıktığımız koridorda koşmaya başladık. İyi ki bizden daha yavaşlar.

Ve koridorda nereye gittiğimizi bilemeden koşarken inanılmaz olan, eh, oldu işte. İnanılmaz derecede büyük bir RadRoach cesedi yığınını geçtik ve belli ki Karanlık Günler'den öncesine ait bazı savunma sistemleri hala çalışıyordu. Arkamızdan gelen o dev böcek ordusu, kızartma olmuştu. 

İşte asıl gariplik burada başlıyor. Savunma sistemlerini geçtikten sonra girdiğimiz yer, gerçekten Karanlık Günler'in öncesini gösteriyordu. Cam mı? Hem de bu kadar mı? Ve bir isim. "Gohan". Ve daha garibi bir adet Mr. Handy. Cortez. Pek misafirperver, bir o kadarda alıngandı bu robot. Bunları ilk icat ederken, insan gibi yapmayı hangi salak düşündü acaba? Neyse. Oldukça faydalıydı Cortez. Hayatımda içtiğim en güzel içkilerden hazırladı. Karanlık Günler'den öncesi gerçekten şahane olmalı diye düşündüm. 

Cortez bana bir bilgisayar gösterdi. Katın şematiğini ve Cortez'in karakterini belirleyen programa erişim sağlasamda kayıtlı arşivlerdeki bilgilerin çoğu bozulmuştu. Ve en kötüsü, başka bir bilgisayara erişimi sağlayamadım. Ama bir kaçış yolu bulmuştuk. Sadece alt kata inmemiz, Vault'un besinini sağladığı tarla alanından (tarla mı???) geçmemiz ve merdivenlerden yukarı gitmemiz gerekiyordu. Tabi tek sorun, bu alanların da RadRoach'lar tarafından işgal edilmiş olmasıydı. Biraz uğraşlardan ve DiMaggio'nun tatlı dili sayesinde Cortez'i en azından çıkışa kadar bizimle gelmeye ikna ettik. Alt kata inerken, o kas yığını John'un asansörü aklı sıra tamir etmesi ile tekrar metrelerce düştük. İyi ki tamir etmiş. O nasıl tamir etmekse artık? Belki bir kat düştük ama anlaşılan kat epey yüksek bir tavana sahipti. Jayden ve ben bir şekilde tutunsak bile diğer ikisinin şansı gene o kadar iyi değildi. 

Tarla bölgesi gerçekten devasaydı. Burasını aktif bir şekilde kullanmak, hayır, dörtte bir kapasitesiyle bile kullanmak bütün Vault'u o iğrenç jelden kurtarabilir aslında. Ama elbet tek sorun, burasının da RadRoach istilasına uğramış olması. Cortez bize bir Cephanelik olduğundan bahsetti. Buradaki onlarca dolaptan işe yarayabilecek bir çok şey bulduk. Cortezde bize onları taşımada yardımcı oldu. Ama asıl sorunumuz, geçmemiz gereken upuzun bir koridor ve bu koridorun her yanını, gerçekten her yanını, saran RadRoach sürüsüydü. Cortez, Cephanelikten bulduğumuz havan toplarını ateşleyerek yolu açabileceğini, ve sağolsun, eğer en sondaki kapıyı açamazsak son havantopu ile bizi havaya uçurabileceğini söyledi.

Hayatımda bu kadar hızlı koştuğumu hatırlamıyorum. Etraf patlayan bombalardan alev alevken, üstümüz başımız parçalanan RadRoach'ların iğrenç parçalarına bulanırken kapıya ulaşmayı başardık. Ve Gus'ın şansı burada gerçekten kendini gösterdi. Sahi, ölüm korkusu insana imkansızı yaptırabiliyor. Cortez, kapıyı ilk denememde açamadıktan sonra "Fırlatayım mı, efendim?" şeklinde sorma nezaketini gösterdi iyi ki, çünkü diğer denememde bir şekilde kapıyı açmayı başardım.

Sonrası ise merdivenleri kullanarak kendi katımıza çıkmamızla geçti. Uzun uğraşlar, biraz fazla gürültü çok önceden kapatılmış kapıyı bizimkilerin açmasını sağladı. Sonrasında ise ilk yaptığımız başımızdan geçenleri "uygun bir dil ile" Overseer'a anlatan bir kayıt oluşturmak oldu. Tabiki sadece bize kurulan kumpastan bahsettik ve ne Cortez'den ne de bulduğumuz o enteresan mekandan bahsetmedik.

Kafamı karıştıran şeylerde aslında bu kısım. Oradaki bilgisayarda aynı zamanda iki videoda izledik. Karanlık Günler'den önce nasıldık, bilmiyorum. Ne yapıyorduk bilmiyorum. Ama öğrendiklerimiz, bugünkü overseer'ın aslında şimdiki konumuna başka bir şekilde geldiğiydi. Çünkü Vault 46'nın Overseer'ı Gohan ailesiydi, ve RadScorpion mağarasında bulduğumuz cesedin üzerinde de bu isim vardı: "Gohan". 

Ve bir kafa karıştırıcı şey de şuydu, anlaşılan bizler de o zamanlar köleciydik. Vault'un dışına çıkıyor, köle topluyorduk. Flathead'ler gibi. Hatta Gohan'ların anlaşılan son üyesi, 500 kişi ile orada bir şehir kurmak amacıyla Vault dışına çıkmıştı. Ama ne olmuşsa artık, Vault 46 kapılarını kapatmış, Overseer değişmiş, hatta Gohan ailesinden çıkmıştı. 

Bunun altında çok daha fazlası varmış gibi geliyor. Kafam çok karışık. Flathead'ler mi? 

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.